Yerelde Cumhur İttifakı, Öğretmenlerimiz...

İyi haftalar, 'Tıpkı bir kandil gibi etrafına ışık vererek tükenen öğretmenlerimizin önünde saygıyla eğiliyorum.'

23. Dönem Manisa Milletvekili ve HABER KASABA Köşe yazarı Ahmet Orhan bu hafta köşesinde ''YERELDE CUMHUR İTTİFAKI'' ve ''ÖĞRETMENLERİMİZ'' başlıklı yazı kaleme aldı.

İşte Orhan'ın bu hafta kaleme aldığı köşe yazısının tamamı.

YERELDE CUMHUR İTTİFAKI

Geçtiğimiz haftaya damgasını vuran olayların başında Cumhurbaşkanının daveti üzerine Külliyede gerçekleşen ve 55 dakika süren Erdoğan-Bahçeli görüşmesi oldu.

Görüşmenin ardından açıklama adet olduğu üzere yapılmamakla birlikte Ömer Çelik'in AK Parti sözcüsü olarak yaptığı basın toplantısında yerelde İttifak görüşmelerinin süratle neticelendirileceği ifade edilmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta sonu İstanbul Haliç Gösteri Merkezinde, AKP'nin 16 Büyükşehir ve 24 İl Belediye Başkan adayını katılımcılara bizzat olmak üzere Türk Milletine takdim etti.

Adayları belli olan iller arasında açıklanması beklenen Türkiye'nin 3 büyük şehri yoktu. Kulislerde aday tespitinde tam bir mutabakatın olmadığı, değerlendirmelerin devam ettiği söylendi.

Açıklamanın bir diğer önemli yönü ise adayları açıklanan iller arasında MHP'li Belediye Başkanlarının olduğu Adana, Mersin ve Manisa adayı olarak hiçbir ismin açıklanmamış olmasıydı.

AKP'nin Haliç Gösteri Merkezindeki toplantısıyla aynı gün Devlet Bahçeli'nin de katıldığı MHP'nin de Antalya'da iki gün süren Belediye Başkanları toplantısı vardı.

Açılış konuşmasında MHP Lideri, Türkiye'nin beka sorununa atıfta bulunarak özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediyelerinin Millet İttifakı vasıtasıyla bölücülerin eline geçmemesi için aday çıkarmayarak AKP adaylarını destekleyeceklerini ifade etti.

Bu destek için ne aday ismi ne de başka bir şartlarının olmadığını belirtti. Bu yaklaşım Türk siyasetinde görmeye alışık olmadığımız bir durum olmakla birlikte bunu AK Partinin karşılıksız bırakmayacağını tahmin etmek zor olmasa gerekir.

Kamuoyunda Devlet Bahçeli'nin İstanbul Ankara ve İzmir'de aday çıkarmayacaklarını söylemesi kadar, belki daha fazla dikkat çeken husus konuşmanın bu bölümünü salonda bulunan MHP Başkanlık Divanı Üyeleri, Milletvekilleri, İl Başkanları ve Belediye Başkanlarının ayakta alkışlamalarıydı.

Katılımcılarda, MHP'nin 3 Büyük şehirde aday göstermeyecek olmasının coşkuya neden olması acaba yerelde Cumhur İttifakının olması mevcut MHP'li belediyelerin muhafazası anlamına mı geliyor diye düşünmemek elde değildir.

Eğer MHP'li başkanlar Liderin yürüteceği çalışmalarla yeniden seçilmelerinin kesinleşeceğini düşünüyorlarsa büyük bir yanılgı içinde olurlar. Bu noktada her iki liderin yerelde ittifakın çok zor olduğunu ortaya koydukları konuşmalarını hatırlamakta fayda var.

Seçim kazanma becerisini herkese kabul ettirmiş olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “ Yerelde ittifakın başarıya ulaşması için adayların her iki parti tarafından benimsenmesi ve halkta karşılığının olması gerekir” anlamında sözler sarf ettiği televizyon söyleşisi hafızamızda tazeliğini korumaktadır.

Bütün iddialara rağmen MHP'nin 3 Büyükşehirde aday göstermeme kararının dışında ittifakın işleyebilmesi için tek taraflı aday tespitinin işe yaramayacağını söylemek doğru olacaktır.

İttifakın başarılı olmasının vazgeçilmez şartının müşterek aday tespiti olduğu kanaatindeyim. Aksi durumda AKP ve MHP açısından hayal kırıklığı kaçınılmazdır.

Yazımın bu bölümü, Elden Gelenle Öğün Olmaz, Öğün Olsa Karın Doymaz atasözü ile noktalıyorum.

ÖĞRETMENLERİMİZ

Öğretmenlik bütün mesleklerin evveli olan ilahi bir meslektir.
Alemlerin yaratıcısı Cenabı Allah peygamberimiz Hz.Muhammed Mustafa'ya(s.a.v) “Rabbinin Adıyla Oku” (Alak/1) diyerek vahyi ilahiye başlamıştır. Yine Allah(c.c) Hz.Adem'e (a.s) eşyanın adını öğreten ve insanlığa izan, idrak ve öğrenme duygusu dahil tüm duyguları veren O'dur.

Beşeri bütün öğretmenlerin şüphesiz en büyüğü Peygamber Efendimiz de, “Ben ancak bir öğretmen olarak gönderildim” demek suretiyle mesleğinin öğretmenlik olduğunu bizzat ifade etmiştir.

Modern Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Atatürk genç devletimizin halkına evrensel değerlerin, pozitif bilim ve medeniyetin öğreticisi olmuş, doğrudan yeni kabul edilen Türk alfabesinin öğreticisi olarak öğretmenliğini ortaya koymuştur.

Atatürk, “Öğretmenler, Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.” sözüyle başöğretmen olarak öğretmenlerimize hedef belirlemiştir.

İnsanlığın yaşadığı her olayın ve ulaştığı uygarlığın gerçek ve mutlak nedeni öğretmenlerdir.

Böylesine önemli bir görevi yapan öğretmenlerimize gereken önemi verebiliyor muyuz diye soracak olursak buna olumlu cevap vermemiz maalesef mümkün değildir.
Ama tüm olumsuz şartlara rağmen onlar geleceğimizin teminatı çocuklarımız ve gençlerimiz için elinden geleni yapmaya devam ediyorlar.

Kimi zaman geleceğimizi inşa etmek adına canlarını ortaya koyuyorlar. Ülkemiz ve milletimizin bölünmez bütünlüğü uğrunda hayatlarını feda etmekten geri kalmıyorlar.

Öğretmenlerimiz, sırf bu nedenle insanlık düşmanı katil sürülerinin saldırılarına maruz kalıp, tıpkı Aybüke öğretmen gibi, tıpkı öğretmen adayı Dursun Önkuzu ve Fırat Yılmaz Çakıroğlu gibi hunharca katledilerek gencecik yaşlarında şehadet şerbetini içiyorlar.

Milletlerin yegane kurtarıcıları şüphesiz ki öğretmenlerdir, onlar için ne yapılsa azdır.

Yalnız vermeyi bilen, bizleri yetiştiren öğretmenlerimize istemek zorunda bırakmadan vermek yönetenlerin görevi olmalıdır.

Tıpkı bir kandil gibi etrafına ışık vererek tükenen öğretmenlerimizin önünde saygıyla eğiliyorum.

İyi haftalar…

Bakmadan Geçme