Şaka gibi ama Gerçek! 'Ankara'da 1 Nisan Depremi'

Hebererk Köşe yazarı Haşim Karataş, ''Meral Akşener'in Kurucu Genel Başkanı olarak seçildiği İYİ Parti ve Kurultayı hakkında çok çarpıcı değerlendirme ve tespitlerde bulundu. Karataş yazısında Akşener liderliğinde kurulan İYİ Parti'nin Kongresi Ankara'da 10.1 şiddetinde deprem etkisi yarattı. dedi.

Karataş'ın Şaka gibi ama Gerçek! ''Ankara'da 1 Nisan Depremi'' başlıklı o yazısı şöyle:

İYİ Parti 1. Olağanüstü Kurultayını 1 Nisan şakası gibi ama Gerçek on binlerle 01 Nisan 2018 Pazar Günü Ankara Spor Salonunda gerçekleştirdi.

Ankara Spor Salonu'nun içi ve dışı kıyamet kalabalığıydı. Peki İYİ Parti'nin kurultayında en dikkat çekici olan şey neydi? İş te o şey kabul edilebirlir bir şey değildi.

On binlerin katılımlarıyla gerçekleşen ve bu Ülkenin insanlarının katılım sağladığı yine bu ülkenin insanının görüş ve düşüncelerinin yer aldığı bir birlikteliğin sağlandığı bir parti ve mensuplarına yapılan saygısızlıktı.

Neydi o saygısızlık!..

Korkakların korkularıydı.

1. Her türlü engelleme yapma cürreti.

2. Hiç bir Ulusal basının ve televizyon kanalının katılmamasıydı.

3. Ülke gündemini bu kadar ilgilendiren böylesine önemli bir Kurultayı hiç bir televizyon kanalı'nın canlı olarak vermemiş olmasıydı.

4. Gerçekleşen kurultayda on binleri kucaklayan bir liderin konuşmasının an itibari ile Türkiye'nin hiç bir televiz yon kanalında yer bulamamasıydı.

Nede mi?

İşte bu yüzden.

Hiç bir televizyon kanalı salonda yoktu.

Ayrılan basın bölümünün boş kalmasıydı.

Peki Kurultayın yapıldığı ve O Kurultay da on binlere seslenen bir liderin konuşması esnasında onlarca televizyon kanalı neredeydi.

Ben söylemekten keyif almıyorum ama söyliyeyim.

Hepsi Korku dağının esiri olmuş sus pustu.

Bir diğer değişlede hepsi ''MEGRİ, MEGRİ'' haberlerini hazırlamak ile meşguldü.

Siz yandaş menfaatçi kanallara sesleniyorum.

Hak etmiyorsunuz size olan güveni ve size olan saygıyı.

En acı olanı da ne biliyormusunuz?

Özel kanalları bir kenara bırakıyorum.

Ancak bir kanal varki Ülkemizde onu bir türlü bir kenara bırakamıyorum.

Hangi kanal diye her biriniz merak ediyorsunuz. Etmeyin etmenize gerek yok aslında sizler çok iyi biliyorsunuz o kanalın hangisi olduğunu! İsmini yazıyorum sizde yuh yazık çok yazık diyeceksiniz.

TRT

Türkiye'de bir Dvelet tevizyonu olan bu TRT varya işte bu TRT bizlerin yani Ülke insanının sırtından alınan vergi ve katma değer, ayrıca katılım payı ile adeta haraç alınırcasına bizlerin cebinden parayı alır ancak hiç bir suretle bu ülke insanının sorunlarına eğilmez.
Sanki özel işletme veya Hükümetin şahsi televizyonu yada şöyle ifade edelim. Hükümet partisinin arka bahçesi gibi hareket etmekten asla geri durmaz.

YAZIK ÇOK YAZIK.

İYİ Parti'nin dün Ankara spor salonunda gerçekleştirdiğikurultay'a katılım sağlayan on binlerce ins anın cebinden EY TRT sen para almıyormusun. O on binlere karşı sorumluluk taşımıyormusun. Senin ayakta kalmanı o onbinler sağlamıyormu?

Peki nedemn o on binlerin sesi olmuyor ve o on binleri görmezden geliyorsun.

TRT için bu Milletten aldığın paraları hak etmiyorsun.

Ne varlığın belli nede yokluğun.

*
Bir diğer husus ise ''KORKU'' nedir bu korku ve kimdir korkanlar.

İşte bunu sizler benden daha iyi biliyorsunuz.

Ama ben yinede bir üzerinden kısaca geçmek istiyorum.

Bu korku'nun İYİ Parti'nin kurultayından bir gün önce bir yazı kaleme almıştım.

Sizlerde hatırlarsınız.

Yazımın ana başlığı şu şekildeydi.

''Korku; İnsan fıtratında var olan güçlü bir duygudur''

Ve yazımın devamında şu cümleler yer alıyordu.

''Kendi düşünceni özgürce dile getiremedikten sonra, onun bunun koltuğunun altına sığınıp kendini bir başkasına esir ettikten sonra, ne anlamı var ki yaşamanın ve bu hayatta nefes almanın nerede kaldı? Onurunuz, gururunuz, şerefiniz o zaman sizin.''

'Korkutanlar Değil! Korkaklar sarmış her tarafını?

Yazık çok yazık...

'Sine-i millete dönelim mi, dönmeyelim mi'

Korku, bir hastalık değildir aslında; Lakin, akıl, irade ve mantıkla kontrol edilmediği zamanlarda insan ruhuna verdiği tahribat büyük yıkımlara da sebep olabilir.

Günümüzde Korku; önünde secde edildiği sürece büyüyen, büyüdükçe ise elimizi-kolumuzu bağlayan ve hayallerimize ambargo koyan, geleceğimizi de satın alan bir zaman taciridir korku.

Gerçek vede hayalî bir tehlike, bir tehdit karşısında duyulan büyük tedirginlikler olarak adlandırılan korku; insan fıtratında var olan güçlü bir duygudur.

Haksız da sayılmam aslında neden mi?

İşte hep birlikte gördük!

İYİ Parti'nin kurultayında Meral Akşener Korkusunun insanlara neler yaptırdığnı mesala örneklendirmem gerekir ise eğer. 1 Yollar da sıkıntılar yaratıldı. Metrolar bakıma alındı. Hiç bir televizyon kanalı kurultaya katılmadığı gibi loca yı bile boş bırakıp katılım sağlanmadı. Ardı ardına diğer partilerden açıklamalar yayınlandı.

Bir merhum mezarında bile rahat bırakılmadı dua edilmesi bile engellendi.

Gibi gibi vesair bir çok şey saya biliriz.

Enkomik olanı ise on binlerin katılım sağladığı bir kurultayı haber yapamayan kanalların MEGRİ MEGRİ haberlerini yaptıklarını gördük.

En acısı da ne biliyormusunuz!

Her gün anaların ağladığı, canların yandığı, ağıtların yükseldiği böylesine zor bir dönemde, Bu kendini sanatçı olarak gören korku dağının arkasına gizlenen koltuk deynekçiliği yapıp siyasete soyunan , Afrin'deki Askerimize destek bahanesiyle nağralar atıp siyasi arenada boy gösteren çıkar ve menfaatlari için kılıktan kılığa giren göstermelik timsah göz yaşları dökenler var ya işte bunlara söylenecek söz bulamıyorum.

Sözde Askerimize destek için yollardalar.

Ancak Şarkılarla türkülerle eğlence desen kırla zurnalar kemanlar bir davulları eksik yidikleri önlerinde yemedikleri arkalarında bu nasıl bir rezilliktir.

Hiç mi utanma sıkılma yok!

Kendinize saygınız yok onu biliyoruz.

Ama en azından gençliğinin baharında bu vatan için hayatlarını vermiş evlatlarımızın acılı ailelerine ve merhum şehitlerimize saygınız olsun.
Söylemek istediğim günler öncesinden planlanmış bir proje sanatçıların kurultay gününe denk getirilmesi basını meşgul edecek bir şeylerin bulunması gerekiyordu sanatçılarda buna alet edildi. Oh ne ala para var, huzur var, güç var, korku zaten olmazsa olmazlardan bir tanesi korkunun yaptıramayacağı şakrabanlık yok.

Satırlarıma son vermeden bir kez daha; İYİ Parti ve Meral Akşener'e getirmek istiyorum sözü. Evet Meral Akşener'li İYİ Parti 1. Olağan üstü kurultayını gerçekleştirdi.

Gerçekleştirdi. Gerçekleştirmesine'de bu güne kadar korku salanlar bu kurultay ile birlikte kendileri korkmaya başladı.

Neden mi?

Korkulmayacak gibi değildi de ondan haydi hayırlısı önümüzde ki günler çok şeylere gebe haber kanallarına, haber sitelerine ve tabi köşe yazarlarına çok malzeme çıkacak ve bu Meral Akşener'li İYİ Parti herkese iyi gelecek gibi görünüyor.

Bir önceki yazıma İstiklal Marşımız'dan bir alıntı ile sonlandırmıştım. bu yazımı da aynı sözlerle sonlandırmak istiyorum.

Nedenmi korkanlara hitaben belki bir ışık olur diye...

Ne diyor şair KORKMA.

''Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak."

Korkaklar hariç herkese saygılarımla.

https://www.habererk.com/ankara-da-1-nisan-depremi-makale,5413.html

Bakmadan Geçme